Nefes Terapisi

Anasayfa

 

Deniz EREN ‘le Hu Nefes terapi
 
Nefes, insanın özünü keşfetme yolculuğunda bir bilim, ortaya çıkardığı sonuçlar açısından bir teknik,  ve yarattıkları açısından ise bir sanattır. Varlığımızın bu mucizevi özelliği eğer doğru kullanılırsa sağlığı, mükemmel zihnin huzur bulmasını sağlayan  ve ruhun daha yüksek boyutlara hareket etmesine fırsat veren bir güce dönüşebilir.
 
NEFES ALMAK, NEFESTEKİ ŞİFA

Nefes almak, hem çok basit hem de bedava!
 
Günde 22.000 kez nefes alırız. Ancak çoğumuz hayatının büyük çoğunluğunda doğru nefesi bilmez ve bunun da maalesef sağlık üzerinde şaşırtıcı derecede kötü etkisi olur.
 
Artık biliyoruz ki, doğru nefes alıp vermek, stresli bir zihni dinginleştirmenin dışında kalp hastalıkları, alerji sorunları ve fazla kilo problemini de ortadan kaldırabiliyor.
Nefes aslında en eski uygarlıklardan bugüne gelmiş bir şifa metodu. Nefes almanın faydaları hakkındaki bilgilerimizin de çoğu eski Doğu felsefelerinden geliyor. Bilinçli nefes almanın gücü Doğu’da yüzyıllar boyunca manevi aydınlanmanın bir aracı olarak kullanılmış. Akıl-beden bağlantısına olan ilgi ve bu alandaki araştırmalar ise Batı’da hızla yayılmakta. Batılı araştırmacılar nefes alışkanlığımızı değiştirmenin zihinsel ve duygusal durumumuzu da değiştirdiğini keşfettiler artık…
Evet! Nefes alışımızın derinliğini, ritmini ve hızını değiştirmek suretiyle kimyamızı, duygularımızı, tutumumuzu ve hatta görünüşümüzü değiştirebiliyoruz. Ve bu değişiklikler ile bakış açımız kendimizi daha olumlu bir akıl-beden durumuna geçirecek şekilde değişebiliyor. Bu sistem ile yaşantımızı dramatik şekilde iyileştirebilmek mümkün!
Fiziksel bir bakış açısıyla bakacak olursak nefesimiz yaşam ile olan bağımız. Yemek olmadan 30 gün dayanabiliriz, su olmadan ise 3 gün, fakat nefes almadan geçireceğimiz üç dakika içinde ölürüz. Çoğu insan, nefes alıp vermekle sağlıklı olduğunu sanır. Ancak gerçek şudur ki, derin ve tam olarak nefes almadığımız taktirde vücudumuz ihtiyacı olan oksijeni alamaz. Oksijen hücreleri besler ve pek çok insan ise hücrelerini oksijenden yana açlığa mahkum eder. Bu kadar insanın kendini sürekli yorgun hissetmesine şaşmamak gerekir. Oysa çözüm nefes alışverişimizin bilinçli olarak yeniden yönlendirilmesi kadar basit.
Nefes alışveriş şeklimiz yeniden programlanabilir ve solunum kaslarımız yeniden eğitilebilir. Bu yapıldığı taktirde ise yaşamımız sadece neşe, canlılık ve enerjiden ibaret olabilir. Hollywood yıldızları başta olmak üzere dünya çapında milyonlarca insanın nefes alış kapasitesini arttırmak için çalışmalar yapıyor olmasına şaşırmamak lazım..
 
Doğru Nefes almak

Nefes alma en doğru ve doğal şekilde doğduğumuz zaman yapılır. Bebekler gözlendiğinde ağlamaları ve çığlık atmaları sonrasında, seslerinin kısılmadığı görülebilir. Bunun sebebi seslerini doğru bir şekilde kullanmalarındandır. Nefeslerini doğru yerden almaktalar ve seslerini doğru şekilde tınlatmaktadırlar. Kişilerin yaşlarının ilerlemesiyle birlikte bu durum değişmektedir. Çocukluk döneminde alınan doğru nefeslerin yerini, farkında olmadan göğüsten, yani akciğerlerden almaya başlamışlardır. Nefes alışverişini anlamak ve kontrol edebilmek için, öncelikle çalışma şeklini öğrenmeli ve uygulamalıyız. Doğru nefes almak sağlıklı olmanın temel anahtarı olarak görülmelidir. Kişilere sağlığına kavuşmaları için söylenecek tek şey, nefesleriyle çalışmalarıdır. Akciğerlere alınan göğüs nefesinin diyafram adalesine doğru gönderilmesi gerekir.
 
Göğüs nefesi alınırken, göğüs kafesi şişer ve omuzlar yukarıya doğru kalkar, bu doğru nefes değildir.
 
Diyafram kaburga kemikleri altında, midenin üzerinde arkada sırta doğru uzanan ince bir alandır. Doğru nefes almada göğsün yerine bu bölgenin şişmesi gerekir. Buradan alınan nefesle, akciğerlerden alınan nefesin farkı ise, diyaframdan alınan nefesin daha uzun süre tutulabilmesidir. Ancak nefesin bu şekilde tutulması, sadece bu bölgeyle nefes alınmasıyla gerçekleşmez. Nefes egzersizleri ile çalışarak, az nefes ve az enerji harcayarak, şarkı söyleme ve nefesi kontrol etmek öğrenilmelidir.
 
Uyku ve nefes
 
Uykudaki insan daha az sayıda daha derin nefes alır. Kalp atışları da yavaşlar. Tüm vücut kalp seviyesindedir, kalbin yükü hafifler. Özellikle en çok enerjiye ihtiyaç duyan organımız beyni beslemek kolaylaşır.
 
Uyku sırasında aldığımız kozmik enerji vücudumuzun ve zihnimizin konuşma, duyma, hareket etme ve düşünme gibi günlük aktivitelerinde kullanılır. Bu yüzden uyandığımızda kendimizi dinlenmiş ve güçlü, geceyse yorgun ve bitkin hissederiz.
  
Diyafram  Nefesi


Diyafram nefesi, mide üzerini kaplayan diyafram adalesinin alta doğru esnemesiyle açılan boşluğa ciğerlerin tamamının kullanıma sokulduğu bir nefes alma biçimidir. Diyaframla birlikte, orta ve üst solunum beraber hareket eder. 
 
Karın ve göğüs boşluklarını ayıran kas kütlesine diyafram denir. Bu tabakada biriken nefesin ritmik bir şekilde dışarı çıkması olayı da diyafram nefesi diye adlandırılır. İnsan vücudu iki farklı şekilde nefes alır. Bunlardan ilki göğüs kafesini yani akciğerlerin üst kısmını kullanarak alınan göğüs nefesidir. İkincisi ise kaburga nefesi olarak adlandırılan diyafram nefesidir. Bu göğüs nefesine göre diyafram nefesinin alış ve veriş süresi çok daha uzun sürmektedir. Diyafram nefesi, nefesin burundan alınarak akciğerlerin alt bölgesine gönderilmesidir. Diyafram kası, akciğerin alt bölgesini komple saran ve akciğerlerin nefes alıp vermesini sağlayan bir kastır. Burundan alınan nefes ciğerlerin alt bölgesine gönderildiği için kas üzerinde oluşan ağırlık sayesinde karın, bel ve sırt kaslarında genişleme yaşanır.
 
Diyafram nefesi çalışmaları bilinçlice ve dikkat edilerek yapılmalıdır. Çünkü diyafram nefesinde kalp daha fazla etki altına girmektedir. Bu nedenle nefes çalışmalarında kalbe fazla yüklenmeden dengeli  sürelerde çalışmak gerekmektedir. Fazla oksijen almak insanda sersemlik yapacağı için diyafram  nefes egzersizleri başlangıçta kısa süreli baş dönmesi ve yorgunluk yapabilir. Diyaframı çalıştırmak ve diyafram nefesine konsantre olmak için en az iki aylık bir süreç gerekmektedir. 
 
Çünkü önce diyaframı önce hissetmek ve daha sonra kullanma kabiliyeti oluşturulmalıdır. Bu çalışma bir çok tekniği içermektedir. Diyaframı hissetmek için uygun pozisyon alınmalıdır. 
 
Sırt üstü yatılarak kalın bir kitabı veya yaklaşık beş kiloluk bir ağırlığı göbek deliği üzerine gelecek şekilde koyulur.  Alınan nefeslerle kitabı yada ağırlığı kaldırmaya çalışmak diyaframı hissetmeye yardımcı olacaktır. 
 
Ya da bir elinizi göğüs kafesinizin altına, karın bölgenizin üzerine,  bir elinizi de göğsünüze koyun. Eğer karın bölgeniz daha fazla kalkıp iniyorsa, karnınızın üzerindeki eliniz daha fazla hareket ediyorsa diyaframdan nefes alıyorsunuz demektir.
 
Yaklaşık beş dakika aynı pozisyonda kalınmalıdır. Vücut, göbeğin üzerindeki ağırlığı algılamayı unutup yani ağırlığın vücudun bir parçası olduğunu algılayana kadar nefes alma işlemine devam edilmelidir. Nefes kesinlikle burundan alınıp ağızdan verilmelidir.
 
Nefes alış, tutuş ve veriş zamanları 1-4-2 kuralına göre uygulanmalıdır. Yani nefes 1 saniyede alınmalı, 4 saniye tutulmalı ve 2 saniyede verilmelidir. Diyafram nefesi alınırken, akciğerler zorlanmalıdır bu sayede nefesin uzun süre alınıp tutulması öğrenilir. Bu egzersiz her gün üç farklı zamanda çalışılarak diyafram  nefesine karşı alışkanlık kazanılmalıdır.  
 
Diyaframdan nefes alıp verirken sadece nefesinize odaklanmalısınız. Bu şekilde her türlü kötü düşünce ve stresten arınırsınız.  5 ila 10 dakika arasında sırt üstü yatarak diyaframdan nefes almaya çalışırsanız stresten uzaklaşırsınız. Zaten diyaframdan nefes alıyorsanız o zaman da nefesinize odaklanmak size aynı etkiyi gösterecektir.
 
Ayrıca nefes verirken kaslar gevşediği için, kişi gerildiğinde veya bunaldığında diyafram nefes egzersizini uygulayarak rahatlama sağlayabilir.
 
Diyafram Nefesi Faydaları Nelerdir?
 
Doğru nefes almak tüm vücudun sağlığını etkiler. Bu nedenle stres dolu çalışma ortamlarında ve uyku eksikliği hissettiğinizde bu nefes tekniğini deneyebilirsiniz. Stres hormonlarını adrenalin ve kortizolü azaltmaya yardımcı olur. Aynı zamanda vücudunuza nefes aldığınızı hissettirir.
 
·        Panik ve Endişeyi Azaltır: Yaşam koşulları ve çalışma şartlarından sürekli stresin içindeyiz. Bu koşuşturmanın ortasında doğru nefes almakta oldukça güç. Arada kendinize 5 dakikalık zaman ayırarak diyaframdan nefes alırsanız gün içindeki stres ve paniğiniz azalacaktır.
·        Odaklanmayı Kolaylaştırır: Doğru nefes alımı beyne oksijen alımını arttırır. Bu sayede işinize odaklanmanız artacak zihniniz daha berraklaşacaktır.
·        Ruhsal Durum İyileşir: Eskiden şamanlar ruhsal durumlarını yükseltmek için nefes egzersizleri uygularlarmış. Gün içinde ara ara diyaframdan nefes alarak kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz.
·        Diyaframdan Nefes Almak Cilde Canlandırır: İyi nefes alımı sonucunda hücreler oksijene doyar ve kanın akışında artış sağlanır. Bu sayede cilt tazelenerek canlanmaya başlar.
·        Uyumayı Kolaylaştırır: Geceleri uyuyamadığınızda 20 kez derin nefes almanız daha hızlı ve kolay uykuya geçmenizi sağlayacaktır.
·        Kalp hastalığı riskini düşük kan basıncı oluşturması ile azaltır.
·        Düşük kan şekerine yardımcı olur ve dolayısıyla diyabet riskini azaltır.
·        Sadece iyi hissetmeniz için işlenmiş karbonhidrat ve diğer abur cuburlara olan isteğinizi serotonin sayesinde azaltır.
·        Hücresel fonksiyonların ömrünü artırır.
·        Vücuttaki serbest radikalleri ortadan kaldırır.
·        Büyüme hormonunun salgılanmasını artırırken yaşlanma sürecini yavaşlatır.
·        Beynin ön frontal korteks kan akışını artırarak, zihinsel odaklanma ve berraklığını iyileştirir.
·        Uyku kalitesini artırır.
·        Anabolik hormonlar ile stres hormonlarını dengeleyerek kilo kaybını kolaylaştırır.

 


Nefes terapisi – Bilinçli Nefes alma

Bir düşünün. Yaşamımız ilk ve son nefesimiz arasında ki sürede gerçekleşir. Hiç bir şey nefes kadar gerekli ve şu anda değildir.Yemek yemeden 3 hafta, su içmeden bir kaç gün yaşayabiliriz. Fakat pek çoğumuz nefessiz ancak bir kaç dakika dayanabiliriz. Bu da canlı kalabilmemiz için nefesi gerekli kılıyor. Unutmayalım ki, yaşam mucizesini mümkün kılan sadece nefestir. Nefesle alınan oksijen hücrelerimizin en önemli besinidir ve vücudumuzda her hücreye taşınan yegane, vazgeçilmez madde nefes yoluyla aldığımız oksijendir.  Bu nedenle nefes alıyor olduğumuz kadar, nasıl nefes aldığımız da önemlidir. Nefesimizin kalitesi hücrelerimizin ve dolayısıyla tüm hayatımızın kalitesini belirleyecektir. Nasıl nefes alırsak öyle yaşarız!
Nefes terapisi, ortaya çıkardığı yenilenme ve iyileşme gücü bilinen insanlık tarihinin en eski ve en önemli tedavi yöntemlerinden birisidir. Nefesin insan psişesinde oluşturduğu olağan üstü bilinç durumları, insan sağlığıyla ilgilenen her bilimsel sistem tarafından fizik bedenle, duygu ve düşünce arasında yaşamsal bir bağlantı olarak algılanmıştır.

 

BİLİNÇLİ NEFES ALMANIN FAYDALARI


Bilinçli nefes almanın pek çok olumlu etkisi var. · Son yapılan bir araştırmalar her gün aldığımız toksinlerin yüzde yetmişinin nefes ile atıldığını ortaya koyuyor! · Derin, tam nefes aynı zamanda iç organlar ve karın kaslarına masaj yapıyor ve güçlendiriyor. · Yine araştırmalar gösteriyor ki diyafram nefesini öğrenen kalp hastaları kalp sağlıklarını önemli ölçüde iyileştirebiliyorlar. · Araştırmacılar yüksek tansiyon bulguları ve endişenin bilinçli nefes alma ile hafifletilebildiğini kanıtladılar. · Etkin nefes almanın fiziksel faydalarının yanı sıra, bazı özel nefes alma teknikleri duygusal strese de yöneltilebilir.
Grup ve bireysel seanslarda Amerikalıların %90’ının, Türklerin ise %80’inin nefeslerini kısıtladıklarını gözlemledik. Kısıtlama, hoşumuza gitmeyen bir duyguyu kabullenmekten kaçınmak için nefesimizi tuttuğumuz zaman ortaya çıkıyor.
Nefesimizi tutarak duygularımızı deaktive ediyoruz, böylelikle bu duygular baskılanıyor ve bilinçaltımızda saklı kalıyorlar. Bu duyguları baskılamaya devam etmek (yani hepsini içimizde tutmak) korkunç bir enerji gerektiyor ve bedenimizde kronik gerginliğe yol açıyor. İşte bu yüzden sabahları yataktan kalkmak için enerjimiz yok. İşte bu yüzden hastalanıyoruz, yaşlanıyoruz. Hücrelerimiz bu yüzden ölüyor.
Eskiler havanın "Prana” –yaşam gücü enerjisi– taşıdığından bahsederlerdi. Bunun her yerde olduğunu ve güneş ışığına maruz kalarak ve bu enerjiyi muhafaza eden besinleri tüketerek bedenlerimize girmesine izin verdiğimizi söylerlerdi. Transformasyonal Nefes sayesinde Prana bedenimize büyük miktarlarda alınmaya başlıyor ve beden elektromanyetik alanımızı değiştiren güçlü bir pozitif enerji titreşimi üretmeye başlıyor.
Yaşam gücü enerjileri bedenimize girerken bastırılmış duygular açığa çıkmaya başlıyor. Titreşimdeki değişiklik nedeniyle travma kalıcı bir şekilde temizleniyor, enerji alanı tamamen pozitif hale geçiyor. Artık analize, geçmişteki konulara dönmeye, ya da bir şeyleri "tamir etmeye” ihtiyaç kalmıyor.
Bir travma ya da özel bir konu çözümlendikten sonra, zihinsel dinginlik sakinleştirilmiştir ve ruh ile temas daha açık hale gelir. Bu gerçekleşirken, kim olduğumuzu hatırlarız. Kim olduğumuzu hatırlarsak, daha farklı davranır ve dünyamız ile daha farklı etkileşiriz. Biz değiştiğimizde, etrafımızdaki dünya da değişmiştir.
Transformasyon: dönüşüm, "şeklin ötesine geçmek” anlamına geliyor. Transformasyonal Nefes, zihinsel ve duygusal travmaların saklandığı bilinçaltı dünyamıza ulaşmak için fiziksel şeklin ötesine geçen yoğun bir süreç. Pek çok araştırmacı bu bastırılmış materyalin yaşamda optimal performanstan daha azı ile yetinmemize neden olduğuna inanıyor. Bu içsel dokularla bir kez meşgul olmaya başladığımızda, daha fazla tatmin ve doyum ile yaşayabiliriz.
Uzun zamandır var olan travmayı çözebildiğimizi, daha önceki sınırlarımızın ötesine geçebildiğimizi, kesin bir bilinç düzeyine vakıf olabildiğimizi keşfederiz. Bilinçaltımızdaki kısıtlamaları temizledikten sonra, ruhumuz ile temasa giden yol açıktır artık. Bu temas mistik deneyimlere, büyük bir içsel aydınlanmaya ve her şeyin yeganeliğinin farkındalığında artışa neden olur. Bu deneyimler algılarımızı değiştirir ve stresi çözer.
Nefes alışkanlığını yaşamlarımızı nasıl yaşadığımıza dair bir metafor olarak düşünün. Nefes alışımızı kısıtlarken, duygusal yanıtlarımızı boğup bastırırken, aynı şekilde yaşamlarımızı da kısıtlarız. Zihnimizi odaklar ve nefesimizi yönlendirirsek, kendimizi daha engin ve sağlıklı bir yaşam deneyimine açmış oluruz.
 
Nefes terapisi beden egzersizleri ve doğru nefes alımları ile yüksek enerji oluşturma çalışmasıdır. 

Çoğumuz olması gerektiği gibi nefes almıyoruz aslında!

''bu çalışma; 
- üzerimizde geçmiş zamanlardan beri kemikleşmiş enerji blokajlarını, zihinsel sıkışıklıkları transforme ederek olması gereken konuma dönüştürüyor, 
- ağrı ve spazmların giderilmesini, tüm sistemimizin rahatlamasını, daha konsantre ve canlı olabilmemizi sağlıyor. 
- yaşlanmanın izlerini siliyor ve yaşlanmayı geciktiriyor. 
- güçlükler ve olağan dışı durumlar karşısında daha dengeli ve farkındalıklı bir kabiliyet oluşturmamızı sağlayacak olan kandaki oksijen miktarını artırıyor, nefes alış verişlerimizi otomatik olarak doğru yapmamızı sağlıyor. 
- daha fazlası, bitmeye yüz tutan enerjimizin yeniden sarj olmasını, yeniden yapılanmasını ve zihnimizin sakinleşmesini gerçekleştirerek, psikosomatik ağrılar, tatminsizlik, huzursuzluk, uykusuzluk, depresyon, metabolizmanın dengesiz ve düzensizliği gibi sorunların tedavisinde etkili oluyor. 

Nefes teknikleri uygulamalarının yararlarından bir başkası da, 

vücut sirkülasyonumuzu hızlandırarak temizlenme ve arınma faaliyetini başlatıyor olmasıdır. 

Nefes teknikleriyle bedenin enerji akışı hızlandırıldığı anda toksinler, atık enerjiler, daha önceden sıkışıp kalmış zihinsel blokajlar, eterik bedenimizde hapsolmuş negatif duygular, bastırılmış arzu ve istekler hareketlenmeye başlıyor. 

Bütün bu şıkışmış enerjiler hareketlenmeye başladığında; onları hara dediğimiz bölgede toplayarak ve daha sonra kuyruk sokumuna transfer ederek vucut dışına atılmasını sağlarız, biz buna gerçek anlamda topraklanma diyoruz.


Nefes terapisi, yenilenmeyi ve iyileşmeyi sağlayabilen en eski tedavi metotları arasında yer alır. Vücudumuzda nefes almanın meydana getirdiği etki, yaşamla duygu ve düşüncelerin arasında kurulmuş bir köprü gibidir. Nefes tekniklerinin uygulanması sonucunda, kişinin bilinci bundan etkilenmekte ve fiziksel tedavi sağlanmaktadır. Ani şekilde nefesin tetiklenmesiyle bilinç şekillenmektedir. Daha önceki uygulamalarda su altında insanların nefeslerini uzun süre tutmaları istenerek, bilinç açılımına yardımcı  olunmak istenmiştir. Meditasyon ve yoga için nefes terapileri kullanılmış
 
Nefes, mükemmel bir kendi kendini iyileştirme sistemidir. Araç olarak ise sadece "bilinçli nefes” almayı kullanır. Dolayısıyla son derece doğaldır. Kişinin sağlığını, iç huzurunu ve yaşam sevincini artırır. Her tür travmayı doğal bir şekilde şifalayarak, kişinin fiziksel, zihinsel ve ruhsal durumunu iyileştirir ve optimal sağlığa kavuşmasını sağlar.
 
Vücudun sağlıklı olması için, herkes pozitif düşüncelere sahip olmalı, doğru nefes alınmalı ve yeterince su içilmelidir.
 
Nefes Terapisi sırasında diyaframdan alınan derin nefes iç organlarımıza masaj yaparak onları güçlendirir. Oksijeni, nefesle içimize çekmek bağışıklık sistemini kuvvetlendirirken nefes vermek toksinleri dışarı atar. Bedenimizdeki toksinlerin yüzde seksenine yakını nefes sayesinde atılır.
 
Zihin keskinliği, bilgiyi öğrenme ve özümseme yeteneği, odaklanma, yoğunlaşma ve hatırlama hepsi nefesin kalitesinden büyük ölçüde etkilenir. Çünkü beyin işlev yapmak için çok miktarda oksijene gereksinim duyar. Bilinçli veya bilinçsiz olarak bastırılmış duygular nefes alışımızı, bedenlerimizi ve yaşamlarımızı kuvvetli bir şekilde etkiler. Kişinin kendini sınırlayıcı yargılamaları ve duygusal yükleri temizlendikçe gerçek doğamızı yansıtan sevgi, huzur ve neşe hayatımıza girer.
 
Doğru nefes alınırsa, neler yaşanır?
 
Nefes alma eylemi ilk olarak karında diyaframda başlamaktadır. Buradan yukarı göğüs bölgesine çıkmakta ve tüm hücrelere yayılmaktadır. Nefes aldığınızda ilk karnınız şişer, ardından göğsünüz şişer. Nefes verdiğinizde ise ilk olarak göğüs iner, ardından karnınız iner. Bunu bir dalga olarak düşünün. Vücudunuzda dairesel bir döngü şeklinde işler. Bunları hiç zorlanmadan, fazladan bir efor sarf etmeden uygularsınız. Vücudunuz aldığınız nefesi kabul eder ve bırakır.
Nefes alma ve verme birbiriyle bağlantılıdır. Arada molaların verilmesi gerekmez. Siz isteseniz de istemeseniz de, nefes almaya ve vermeye izin verirsiniz.
 
Yaşamın doğal bir döngüsüdür bu.
 
Nefes alma süresi nefes vermekten daha uzundur. Nefes aldığınız sırada vücudunuz buna odaklanmakta, nefes verdiğinizde ise bununla ilginiz kalmaz. Nefesi alır ve zorlanmadan verirsiniz. Tedirgin olduğunuz zamanlarda ise, derin bir oh çekerek rahatlamayı sağlarsınız.
Sizlerde bu şekilde nefes alıyorsanız, nefesin vücudunuzun her yerine ulaşmasını sağlıyorsunuz. Sağlıklı bir yaşamınızın olduğunu, herhangi bir hastalığınızın olmadığını, yaşamla uyum içinde olduğunuzu söyleyebiliriz. Bu şekilde nefes almayanlar içinde, mutlaka nefes terapisi almalarını ve nefes alma alışkanlıklarını düzeltmelerini tavsiye ederiz. Normalde nefes alanlar bunun doğru olduğunu düşünürler. Sığ nefes alanlar ancak nefes terapisi sonrasında gerçek nefesle tanışırlar. Bu sayede hatalı nefes aldıklarını öğrenebilirler.
 
Nefes terapisi aşamaları
 
Nefes terapisi duygusal, ruhsal ve fiziksel aşamalarla seyreder. Terapi neticesinde hücrelerinizin her birine oksijen ulaştığı için, vücut kendisini onarmaya başlayarak, yaşamdan zevk almaya başlar. Bu durumda, hücre yenilenmesi artar, cildiniz ve saçlarınız canlanır. Bağışıklık sistemi sağlıklı çalışmaya başlar, daha fazla oksijen aldığınız için, kanserden etkilenmezsiniz. Kronik ağrılarınızı iyileşir, metabolizma daha hızlı çalışmaya başlar ve sindirimde zorlanmazsınız.
 
SOLUNUM EGZERSİZLERİ
Stres altında olduğumuz zaman vücudumuz çok oksijene ihtiyaç duyar. Nefes alma ile vücudumuza hava ve oksijen girer. Stres altında nefes hayli hızlı, gevşemişken yavaştır. Burada amaç nefesi ızlıdan yavaşa indirmektir.
Bir Solunum Egzersizi Örneği
- Rahat bir şekilde oturun
- Gözlerinizi kapayın, sadece aldığınız nefesi düşünün.
- Sadece nefesinizin giriş ve çıkışını düşünün.
- Nefes alırken burnunuzu, alırken ağzınızı kullanın.,
- Nefes alırken şu kelimeleri defalarca düşünün
- "gevşiyorum, düzenli ve düzgün nefes alıyorum, taze hava ciğerlerime doluyor ve çıkıyor, sakinlik tazelik hissediyorum.”
- 1, 2 sayı kadar nefes alın, 3-5 saniye bekleyin 3, 4, 5, 6, sayısı kadar sürede nefesinizi yavaşça verin. Her nefes egzersizi böyle yapılır.
- 5 dk. Sonra yavaşça ayağa kalkın, egzersizden önce yaptığınız işe dönebilirsiniz.
Bedeni strese karşı koymada ilk adım solunum denetlenmesidir. Uzak doğuda "İnsanı tanımak için nefesini dinle.” denir. Sakin ve olgun insanlar ağır; dengeli sinirli, huzursuz insanlar sık yüzeysel; hırslı insanlar dengesiz, düzensiz nefes alırlar.
Düzenli solunum egzersizlerinin faydaları şöyle özetlenebilir.
- Akciğerlerin bütün alveolleri açılır.
- Kan dolaşımı hızlanır.
- Oksijen miktarının artması ve oksijenin en uç kısımlara ulaşması stres altında ortaya çıkan adrenalin, noradrenalinin azalmasına ve kaybolmasına yardım eder.
- Kişiyi sakinleştirir.
Solunum egzersizlerini alışkanlık haline getirdikten sonra gözleri kapamak, elleri göğüs ve karna koymak gerekmeyebilir. Günde 40-50 arası derin nefes egzersizi genellikle yeterlidir. Üst üste yarış şeklinde yapılmamalıdır. Arada normal nefes almak gerekir.
Solunum egzersizlerine başvurulacak pratik yer ve durumlar şunlardır.
Herhangi bir şeyi beklerken: Asansör, telefon, yemeğin kaynamasını beklerken, araba kırmızı ışıkta durduğu zaman ... gibi.
Bir şeye sinirlendiğinizde dikkatinizi nefes egzersizine toplayarak uygulayın. Nefes alıp verirken daha gevşek ve rahat olduğumuzu hayal edin.
Ayrıca her gün 5 dk.’nızı solunum egzersizlerine ayırırsanız 2-3 hafta sonra kendinizi artık gevşemiş ve rahat bulabilirsiniz. Nefes alırken sadece burun kullanılır, sakinlik verici cümleler tekrar edilir.
Hangi stresi azaltma tekniğini uygularsanız uygulayın unutmamanız gereken şey iyi nefes almayı öğrenmek ve kendinize has olan stres tepkisini bilmektir.
Salkovskis ve arkadaşları (1986) Kan PCO2 seviyelerini de ölçerek 9 panikli hastaya solunum eğitimi uyguladılar. (Respiratery Control Training) panik sıklıklarının haftada 7’den 3’e düştüğü ve kan PCO2 düzeylerinin normalleştiğini gördüler. PCO2 bilindiği gibi solunum CO2’nin iyi bir göstergesidir.


Nefes Çalışmalarında Dikkat Edilmesi Gereken Konular da var
Nefesle çalışmanın sağlığımızı ve hayatımızı dönüştürmemizde tahmin edebildiğinizden çok daha fazla etkisi vardır. Ne yazık ki, nefes çalışmaları konusunda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğunuzda kendiniz için uygun olmayan, hatta tehlikeli sınırlarına dayanabilen nefes egzersizleri ve alıştırmaları yapıyor olabilirsiniz. Nefes egzersizlerinin birçok değişik çeşidi bulunmaktadır. Her bir nefes egzersizinin güçlü ve zayıf birçok farklı yan etkisi vardır. Amaca uygun kullanılmadığında ve tolerans sınırları içinde kullanılmadığında zarar vermek de mümkündür.  


Nefes egzersizleri yapmaya başladığımız zaman, yapılan egzersizlerin o andaki fiziksel, duygusal ve düşünsel durumumuza veya özel koşulumuza uygun olup olmadığını belirlemek çalışmanın sağlık emniyeti açısından son derece önemlidir. Nefesle çalışmayı öğrenmenin ve öğrendiğini uygulamanın birçok farklı yolu olabildiği için hangi zamanda, hangi durum karşısında, hangi çalışmayı, hangi miktarda yapmayı önceden belirlemek her zaman kolay olmayabilir. Bu sebeple uzun araştırmalar sonunda geliştirdiğim geniş bir yelpazeye yayılmış bulunan nefes egzersizlerinin doğru anlaşılması ve kapsamlı değerlendirilmesi için sınıflandırmalar yapmak gerekir. Sınıflandırmalar nefes alıştırmaları sonucunda ortaya çıkan deneyimlerin gözlenmesini ve bilimsel sonuçlar çıkarılmasını sağlar.


Nefesinizle bilinçsizce çalışmaya başlarsanız bilmediğiniz birçok etki size zarar verebilir. Canlı organizmalar kimyasal, fizyolojik, duygusal ve zihinsel denge durumunu sağlayan homeostaz denilen harika bir programa sahip olsalar da bilinçsizce yapılan nefes uygulamaları bu programı bozabilirler. Ortaya çıkan denge durumu, uzun vadede uygunluklar oluştursa da bedeninizin çalışma sistemleri özellikle nefesinizdeki bir değişiklikle, diğer potansiyellerinizde beklenmeyen değişiklikleri beraberinde getirebilirler. Dahası bizi etkileyen sadece egzersizlerin kendisi değildir. Egzersizleri yapma biçimimiz, özellikle çok fazla çaba ya da güç kullanırsak, kötü nefes alışkanlıkları yaratabilir ve önünde sonunda nefesimizi çalışmalara başlamadan önceki haline göre daha fazla kısıtlamış bulabiliriz.


Hemen fayda verebilen birçok nefes egzersizi, farkındalıkla ve ustaca kullanılmazsa bazen uzun vadede sorunlara neden olabilir. Bu yüzden herhangi bir nefes çalışmasına katılmayı düşünen birinin, nefesle çalışmanın değişik yollarını, nefes ekollerini ve nefes eğitmenlerini incelemeden önce nefes konusunda araştırma yapmalı ve nefes prensipleri konusunda bilgi sahibi olmalıdırlar.


Hızlı nefes almaların yarattığı kan Ph sının hızla alkalik hale getirilmesinin yan etkilerinden faydalanılarak korteks kullanımının yavaşlatılması sonucunda bilinçaltının açığa çıkarılması sağlanabilir. Böyle bir çalışmaya katılan bir kişi konunun bütünselliğini göremeden ve bilemeden "bu kadar basit bir şeyi bende yapabilir veya diğerlerine yaptırabilirim” noktasından hareket ederek kendini nefes terapisti olarak tanıtma cesaretine sahip olabiliyor. Bir TV programına katılarak tamamen yanlış, eksik ve nerdeyse tam tersinin doğru olduğu bilgiler verebiliyor. Bu durumda onu izleyen kişiler bu konu hakkında bilgi sahibi olmadıklarında kendileri için fayda yerine zarar görebilecekleri bir durumu yaşayabiliyorlar. Beş dakikalık bir süre içinde sadece bilinçaltı sağılımı için kurgulanan ve tıbbın normal bir kişide açığa çıktığında hiperventilasyon olarak tanımladığı ve tedavi altına aldığı bir nefes alma modelini diğerlerine yaşam boyu alınması gerekli bir nefes alma şekli olarak tanıtabiliyorlar. 


NEFES ALIŞ VERİŞLERLE İLGİLİ BİLİM ADAMLARININ FARKLI TANIMLARINDAN BİR KAÇ ÖRNEK:
"Yaşlanmanın Temelinde fazla nefes alışverişleri vardır.” 
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr.Günhan Erdem, "Çok fazla nefes alıp verildiğinde hücre içi oksidasyonu artıran oksijen, yaşlanmaya ve yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur” demektedir. Prof. Dr. Erdem, vücudun doğal birfonksiyonu olan yaşlanmanın geciktirilmesi ya da kaliteli ömür süresinin uzatılmasının, yaşlanmanın temel mekanizmasını öğrenmeden geçtiğinisöyledi.
Yaşlanmanın temelinde oksijenden kaynaklanan oksidasyonun yattığını savunan Prof. Dr. Erdem, şunları kaydetti: "Oksijenin, yenilen yiyeceklerde bulunan yağ, protein, şeker gibienerji kaynaklarındaki enerjiyi açığa çıkarmasının yanında zararlı etkisi de vardır. Yani bizim için hayati önem taşıyan oksijen, aynı zamanda toksik bir maddedir. Soluduğumuz havada yaklaşık yüzde 21oksijen, yüzde 78 oranında azot var. Azot gazı, atmosferde oksijenin bu zararlı etkisini tamponlar. Böylece kanımızda çözünen oksijen miktarı düşer. Eğer saf oksijen solursak, mutlaka bir süre sonra ölürüz.”


"VÜCUDA GİREN FAZLA OKSİJEN, YÜZÜ KIRIŞTIRIYOR”
Prof. Dr. Erdem, vücuda fazla oksijenin girmesinden bağ dokudaki moleküllerin etkilendiğini, bunların suyla etkileşiminin istenildiği gibi olmaması nedeniyle ise yüzde kırışıklıkların meydana geldiğini bildirdi. Yaşlanmanın geciktirilmesi için "antioksidan” denilen faktörlerin devreye sokulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Erdem, sözlerine şöyle devam etti:
"Çok fazla nefes alıp verdiğimiz zaman hücre içi oksidasyonu artıran oksijen, yaşlanmaya ve yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Antioksidanlar, oksitleyici unsuru doğrudan hedef alarak, hızlı bir şekilde tepkimeye girip onu engeller ya da oksitleyici ajanın tahrip ettiği doğal molekülleri onarabilir. Bu şekilde onların eskisi gibi çalışmasını sağlayabilir. Vücut bazı antioksidanları kendisi yapabiliyor, ancak dışardan almamız gereken antioksidanlar da bulunuyor. Bunlar C ve E vitaminleri, selenyum gibi antioksidan metabolizmada görev alan elementlerdir. Bu vitamin ve elementlerin diyet yoluyla düzenli olarak alınması kırışıklıkları engelleyebilir.” Prof. Dr. Erdem, otomatik bir tempoda gerçekleşen nefes alış verişinde 2 nefes arasındaki zamanın uzatılmasının yaşlanma belirtilerini geciktirmede ve ömrün uzamasında önemli rol oynadığını bildirdi.

HU NEFES TERAPİ
Uykuda uyanıklıkta 24 saat, insan Allah’ı Hu ismiyle zikretmektedir.
Zikri daim ve Selat-ı daim de budur. Tabii ki o kişinin kalbi de, Ruhu da, Sırrı da, Letaifleri de önceden Allah’ın zikrini yapmış olacaklar, yoksa bir türlü bu yüce zikre vukuf olamaz, başaramaz. Vukuf olmazsa da bu kendi tabii Hu zikrinden gafil olur, ona "zikri gafilin” derler.
 
Gafillerin zikri de Hak katında geçerli değildir. Ancak o tabii bir zikirdir. Rüzgar da Hu diye eser, ses çıkarır, su da, motorlar da hep Huuu diye çalışır, ses çıkarırlar. Doğanın tamamı Hu çeker, Hu Hu diye dönerler, aşklarından semah-hareket ederler. Işte bu Allah ve İlah kelimesindeki He-Hu’dur.
 
Size özel '' Hu '' – Nefes terapi maneviyatınızı ve hayatınızı kolaylaştıracaktır.
 

Hollandalı bir psikiyatr olan Vonder Hoven’ in bir çalışması (kendisi Müslüman değil). ALLAH kelimesini söylerken ilk harf olan elif/A harfi solunum sisteminden (respiratory) gelen bir sestir. Ve nefes alış verişi kontrol eder. Arapçadaki sessiz harf L’yi telafuz ederken dil hafifçe üst dudağa değer ki bu bir duraklamadır.
Ondan sonra tekrar aynı nefes kontrolünü yapmak yani tekrar ‘LA ‘demek soluk almayı rahatlatır. Ayrıca son harf olan ‘H’ yi söylerken ciğerler ve kalp arasında bağlantı kurulur ve bu bağlantı kalp atışlarını düzenler.
İnsan sağlığında en önemli ve en birinci etken NEFES’tir. Doğru nefesle iyi olunup düzensiz nefes alışverişi ile hastalığa davetiye çıkarıldığını tespit eden Hoven bu konuda bir tıp merkezinde gelen hastalarına durumlarına göre belli sayıda ALLAH demelerini söylüyor ve bu şekilde terapi yapıyor.
‘Kalpler ancak Allah’ın zikri ile yatışır, tatmin olur’ . (RAD ,28)
 





           İSLAMİ METAFİZİK ENERJİ MERKEZİ

          PARAPSİKOLOJİ I METAPSİŞİK I BİOENERJİ I ASTRAL SEYAHAT

              METAFİZİK ÇALIŞMALAR I METAFİZİK EĞİTİMLER



    Metafizik Hizmetlerimiz

SİZE YARDIMCI OLABİLECEGİMİZ HUSULAR

✔ Ayrılan Sevgilileri Birleştirmek
✔Eşler Arası – Huzursuzluğu Gidermek
✔ Cin Musallatının Tespiti ve Tedavisi
✔ Manevi Arınma
✔ Büyü Tespiti ve Büyü Çözme
✔ Ruhsal Zihinsel Bedensel Arınma
✔ Negatif Blokajların Kaldırılması
✔ Bolluk ve Bereketin Artırılması
✔ Esmaül Hüsna Terapisi ve Havasları
✔ Bilinçaltı Temizlik
✔Özgüveninizi Artırma Terapisi
✔Kısmetin Evlilik Rızkın Acılması
✔Evlilik Analizi 
✔Hayırlı Eş Seçiminizde Yardımcı Olmak
✔Eşler Arası – Huzursuzluğu Gidermek
✔Metafizik Hasdalıkların Tedavileri 
✔Metafizik Aura ve Çakra Temizlik Terapisi
✔Enerjinizin ve Yıldızınızın Yükseltilmesi 
✔Evde ve İşyerinde Bereket Çalışması

🔘  Metafizik Eğitimlerimiz   🔘

#Hadım_Daveti
#Kulak_Hüddamı
#Havas_Eğitimi 
#Meleklerle_İletişim 
#Ledun_İlmi 
#Bioenerji_Eğitimi
#EFT_Eğitimi
#Okültizm
#Parapsikoloji
#Paranormal
#Psişik

Öɴᴇᴍʟɪ ᴅᴜʏᴜʀᴜ :

# Enerji ve Aura calışmalarımız uzaktan Dua ile yapılmaktadır. Kesinlikle büyü içerme mektedir. islami Metafizik çalışmalardır.

ᴀʏʀɪɴᴛɪʟɪ ʙɪʟɢɪ ᴀʟᴍᴀᴋ ɪᴄɪɴ ʙɪᴏᴇɴᴇʀᴊɪ ᴠᴇ ɪsʟᴀᴍɪ
ᴍᴇᴛᴀғɪᴢɪᴋ ᴜᴢᴍᴀɴɪᴍɪᴢ sᴀʏɪɴ ᴅᴇɴɪᴢ ᴇʀᴇɴ ɪʟᴇ
ɪʀᴛɪʙᴀᴛᴀ ɢᴇᴄᴇʙɪʟɪʀsɪɴɪᴢ




ᴅᴀɴɪsᴍᴀ ʜᴀᴛᴛɪᴍɪᴢ
ᴡʜᴀᴛsᴀᴘᴘ ᴅᴀɴ ᴀʀᴀʏᴀʙɪʟɪʀsɪɴɪᴢ
+90 539 881 84 34

MANEVİ SORUNLARINIZ İÇİN
1 032 defa Okundu
Büyük İlişki Uyumlaması
1 430 defa Okundu
Mekân Temizleme Reikisi
899 defa Okundu